Puffffff….

Puffffff….
Siyahlar mavilere doğru;
Puflayarak gözlerini kapattı. Bir nefes oksijen çekti ciğerlerine; sigarayı on sene önce bırakmış ta orucunu bozmuş bir tiryaki gibi ama. Sanki 32 yıldır nefes alıp veren o değilmiş gibisine. Kapalı gözleri karanlık yerine maviye açılıyordu. Aldığı her nefeste uçuyordu Yaşar, kanatları olmasa da. Uçmasını bilene kanat gerekmezdi hele gözleri de kapalı ise. Bulutları beyaz bir halı yapabilirdi ne de olsa. Hatta zorlasa biraz kendini, bulutları bile yaratabilirdi nefes alırken, hani gözleri de kapalı.
Hımmmm….
Maviler beyazlara doğru;
Hımlıyarak uyanmıştı az önce Leyla, mavi düşlerinden açmıştı gözlerini yeni beyaz bir güne. Şımarık bir kedi edası ile gerilerek toparlanıyordu yataktan. Mavi rüyalar güzeldi güzel olmasına ama hayat dediğimiz şey ise bir o kadar da gerçek. On yıldır her sabah yaktığı gibi bir sigara yaktı sebepsiz. Bir sebepten ötürü içilen sigaraların keyifli olduğunu herkes bilirdi ama bu sabah sabah içilen hakikaten gereksizdi. Bir fincan kahve eşlik etmeliydi en azından yanında. Hiç olmazsa kahvenin o naif kokulu dumanı kavalye olmalıydı sigaranın hüzünlü tüten dumanına. Dumanları dans ederken Leyla başlıyordu yeni güne gözleri kısık olsa da aralık ve açık.

 

Yazar / Orbay

Leave a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir